YAZAR GAZETE

Şüpheniz olmasın

25-07-2017 12:40

Sultan Abdülhamid Han, İmparatorluğu eğitim kurumlarıyla donattı. Çok sayıda gencimizi Avrupa'ya eğitime gönderdi. Devlet imkanları ile gidenlerden hizmet bekleniyordu. Ancak onlara istihbarat örgütleri, mason locaları, el attı. Osmanlı düşmanlarının emrine girenler, döndüklerinde yeni elemanlar ayartmak için yoğun çaba harcadı. Bu uğurda büyük paralar saçıldı, satın alınanlar ordusu kuruldu. Elde ettikleri uşaklara "Yürüyün" diyorlardı, darbeler yaptırıyorlardı.

Osmanlı Ordusu'na sızanlar, her köşede ittihatçılar olarak sahne aldılar. Artık devletin hücrelerine kadar girmişlerdi. Sonunda Almancı-İngilizci masonlar diye ikiye bölündüler. Dışarıdan emirle yorgun İmparatorluğu, Dolmabahçe'nin itirazlarına rağmen Almanların yanında 1.Dünya Savaşına soktular. İmparatorluğun parçalanmasın, enerji hatlarının dağıtılmasına, bugün yaşadığımız krizlerin anası haritaların çizilmesine neden oldular. Bize Sevr sopasını gösterdiler, milyonlarca km toprağımızı masada verdiğimiz Lozan'a razı ettiler. 5 kat küçüldüğümüz Lozan anlaşmasının 94. yıldönümündeyiz. Kurtuluş savaşını kazanarak Yunan'ı denize döktüğümüz ama masada Atina'ya bile toprak verip borçlarını sildiğimiz bir anlaşmanın sınırlarında yaşıyoruz bugün. Son 15 yıla gelene kadar değişen birşey olmadı. 100 yıldır bizi istedikleri haritalara mahkum edenler ülkemizden hiç çıkmadı. Medya, siyasetçi, sözde aydınlar, akademisyenler, sahte tarikatlar, terör ordularıyla ülkemizi arzuladıkları sistem içinde yönettiler. Bizi ayrışmalar ve tartışmalarla içeride tutup,Türk-İslam coğrafyasında gönüldaşlarımız ile kucaklaşmayı, dünya üzerinde bir güç olmayı unutturdular. İçimizde sadece CIA tarafından eğitilen yüzbinlerce darbeci bylockcu, İngilizsever, Amerikan mandacısı, Almancı nice hainler var. Sopayı görünce kimi Berlin'e, kimi Londra'ya kimi de Pensilvanya'ya kaçıyor. Uzaklardan tıpkı Osmanlı dönemindeki gibi ülkesini karalıyor. Ankara'ya saldıran hainler baş tacı edilip, maaşa bağlanıyor, konferanslarda, seminerlerde gezdiriliyor, alkışlanıyor.
Türkiye'ye saldıran porno yıldızları bile dünya çapında dizilerde oynatılıyor. Ülkesini yerden yere vuran bazı ünlülerimize Nobel ödülleri yağdırılıyor. Kimi sinema yönetmeni de BATI'nın her köşesinde omuzlarda taşınıyor, ödüle boğuluyor, tek merkezden yönetilen yüzlerce medya kuruluşu ile marka haline getiriliyor. Aynı zamanda Alman vatandaşı olan markalaştırılmış sinema yönetmeni yerli, önceki gün çıkıyor TERÖRİST PKK'nın kahramanlık filmini çekeceğini açıklıyor, "Direnin" diye tweet atıyor. Kimi Heybeliada'da kalkışma uzmanı Alman'dan eğitim alırken yakalanıyor, üzerinde MİT'in gizli belgeleri bulunuyor, bilgisayarında "Türk ekonomisini batırmak" başlıklı dökümanlar çıkıyor. Bizimkilere eğiten kalkışma uzmanı Alman'ın ülkesinden Dışişleri Bakanı Gabriel de "Türkiye ile Gümrük anlaşmasını tartışmaya açmalıyız" diye açıklama yaparak "Ekonomiyi batırma" hayalleri kuran yerlilere dün destek çıkıyor, "KORO merkezini" adeta deşifre ediyor.
İngiliz BBC muhabirini İstanbul'a göndermiş, Boğaz'dan geçen savaş gemilerini 24 saat gözlemleyen Türkleri buldurmuş, röportaj yaptırıyor. Savaş gemilerini bir tutku halinde izleme ve sosyal medyada yayınlama hastalığı yaşadığını gururla haykıran bizimkiler, İngiliz muhabire çok şirin geliyor.
"Bu gönüllü gözlemciler, dünyadaki İSTİHBARAT ÖRGÜTLERİ için paha biçilemeyecek değerde bir kaynak" diye yazıyor. Evet kimi maaşlı, kimi gönüllü BATI istihbaratlarına kaynak binlerce tipe sahibiz. Osmanlı'yı yıkanların ve Lozan'da küçültenlerin 100 yıllık sistemlerini hemen halletmek mümkün değil. "Darbeyi FETÖ yaptı" deyip "Ama FETÖ terörist değil" açıklamasıyla sinsiliğini gösteren, "PKK'ya karşı Türkiye'nin en iyi müttefiki biziz" diye bağıran İngiliz elçinin ülkesi önceki gün Suriye'de PKK'ya özel temsilci gönderiyor.
Karşımızda böyle ikiyüzlü devletler, Konya'daki üsse milletvekillerini sokmadık diye "Biz nasıl müttefikiz" diye haykıran ama Türkiye'ye saldıran tüm teröristlerle işbirlikçileri besleyen bir Almanya var.
Heybeliada'da kalkışma uzmanlarından ders alan yerlilerimiz için ayağa kalkan Amerikan elçisi John Bass da bu işin bonusu... John Bass'ı o kadar uyardım, dinlemedi, sonunda Afganistan'a sürüldü, basstı gidiyor. Yeni Türkiye'de BATI'ya çalışan İHANET uşakları da bir gün basıp gidecek... Kimsenin şüphesi olmasın.
.

TAKVİM GAZETESİ

Etiketler : -
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !

YAZAR GAZETE © 2015 Tüm hakları saklıdır   [Künye]   [İletişim]   [Kullanım ve Gizlilik şartları]   [Rss]    yazargazete.com Doğan Haber Ajansı abonesidir.

Adres: Başakşehir 1. Etap A-2 Blok D:3 Başakşehir - İSTANBUL
İletişim: (0212) 552 8181